Ayıplı mal kavramı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nda düzenlenmiş olup bu durumlarla karşı karşıya gelen tüketicilere tanınan haklar, zamanaşımı ve satıcının hangi hallerde sorumlu olduğu açıkça belirtilmiştir.

Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda da satıcının ayıp karşısında sorumlu tutulduğu haller ayrıca düzenlenmiştir.

Ancak taraflar arasında uyuşmazlık söz konusu olduğunda hangi kanunun uygulama alanı bulacağı tüketici tarafından satın alınan malın hangi amaçlarla satın alındığı hususunda açıklığa kavuşmaktadır.

Şöyle ki; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nda düzenlenen tüketici kavramı; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiler olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla 6502 sayılı yasanın koruma alanı ticari amaçla ve mesleki amaçla hareket etmeyen tüketiciyi kapsamaktadır.

Ticari ve mesleki amaçla hareket eden gerçek ve tüzel kişilerde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulama alanı bulacaktır.

Ayıplı Mal Nedir, Türleri Nelerdir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu 8. Maddesi’nde ayıplı mal tanımı yapılmakta olup madde şu şekilde düzenlenmiştir; Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.”

Malın satıcı tarafından tüketiciye teslim edildiği tarihinden itibaren 6 ay içerisinde ortaya çıkan ayıpların malın teslim alındığı tarihte var olduğu kabul edilir. Bu durumda satıcı , malın ayıplı olmadığını ispat etmekle mükelleftir. Bu durum Kanun’da da açık bir şekilde belirtilmiştir. Ancak malda meydana gelen ayıp, malın niteliği ile bağdaşmıyor ise bu karine uygulanmaz.

Ayıp türleri açık ayıp ve gizli ayıp olmak üzere iki çeşittir.

Ayıplı Mal Karşısında Tüketicinin Hakları Nelerdir?

Tüketici, malın ayıplı olması halinde;

  1. a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  2. b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
  3. c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme hakkına sahiptir.

Tüketici, Kanunun kendisine tanıdığı 4 haktan birini kullanmakta özgürdür.

Tüketici, ayıplı malın misli ile değiştirilmesi ve ücretsiz onarım isteme hakkını satıcının yanı sıra üretici ve ithalatçıya karşı da kullanabilir. Bu durumda üretici, satıcı ve ithalatçı ayıplı mal nedeniyle müteselsil sorumludurlar. Ancak üretici veya ithalatçı malın piyasaya sürülmesinden sonra malın ayıplı hale gelmesini ispatlayabildikleri taktirde sorumlulukları ortadan kalkacaktır.

Tüketicinin, ayıplı malın misli ile değiştirilmesi veya ücretsiz onarım hakkını kullanması satıcı için orantısız bir güçlük meydana getirmesi durumunda tüketici sözleşmeden dönerek bedel iadesini veya ayıp oranında bedel oranında indirim isteme haklarından birini kullanabilir.  Orantısızlığın belirlenmesinde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

Tüketici, ayıplı malın misli ile değiştirilmesi veya ücretsiz onarım hakkını seçmesi durumunda üretici, satıcı ve ithalatçı kendisine bu hakkın yönlendirilmesinden itibaren en fazla 30 (otuz) iş günü içerisinde, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise 60 (altmış) iş günü içerisinde yerine getirmek zorundadır.

Kanun, tüketiciye tanımış olduğu diğer iki hak olan ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme ve sözleşmeden dönme hakkını yalnızca satıcıya karşı kullanılmasına olanak vermiştir. Bu nedenle söz konusu iki hakkın, satıcı dışında üretici veya ithalatçıya karşı kullanılması mümkün değildir.

Ayrıca tüketici bu seçimlik hakların yanı sıra ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmanın meydana geldiği durumlarda veya ayıplı malın kullanımı nedeniyle diğer mallarda zarara neden olması halinde imalatçı- üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir. Satıcı, satılan malın ayıplı olduğunu bilmese dahi bu sorumluluktan kurtulamaz.

Zamanaşımı

Ayıplı mallarda sorumluluk ayıp daha sonradan ortaya çıkmış olsa dahi malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise bu süre beş yıldır. Ancak taraflar arasında yapılacak olan bir sözleşme ile daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülebilir. Taraflar arasında yapılacak sözleşmelerde kanununda belirtilen asgari sürenin altında zamanaşımına ilişkin bir anlaşma yapılması mümkün değildir. Ancak konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise bu süre üç yıldan az olmayacak şekilde düzenlenebilir.